Çağlar Akman
EN TR
Çağlar Akman

Çağlar Akman

Girişimci · İş Geliştirici · Venture Builder

İki taraf da var. İhtiyaç da gerçek. Ama arada bir şey çalışmıyor.

Benim ilgimi çeken problemler genellikle burada başlıyor.

Birbirine ihtiyaç duyan insanların ve işletmelerin doğru şekilde buluşamadığı; güvenin, bilginin, doğrulamanın ya da koordinasyonun eksik kaldığı yerlerde.

Ben o eksik parçayı buluyor, çalışan bir sisteme dönüştürüyorum.

Örüntü

Farklı sektörler. Aynı örüntü.

  1. Alıcı ile Tedarikçi — aradaki bağ: KAYNAC
  2. Hasta ile Klinik — aradaki bağ: Allclinica
  3. Restoran ile Kurye — aradaki bağ: Arligo

Sektörler farklı, taraflar farklı, sorunların ayrıntıları farklı. Ama yıllardır karşıma çıkan örüntü aynı: iki taraf da var, ihtiyaç da gerçek, aralarındaki sistem çalışmıyor.

Bazen eksik olan güven. Bazen bilgi, bazen doğrulama, bazen koordinasyon. Bazen de doğru tarafların birbirine ulaşmasını sağlayacak daha iyi bir yol. Benim ilgilendiğim yer tam olarak orası.

Kurduklarım

01

Alıcı Tedarikçi

KAYNAC

Uluslararası ticarette sorun her zaman alıcı ya da tedarikçi bulamamak değil. Asıl sorun, gerçek bir satın alma talebinin doğru tedarikçiye güvenilir biçimde ulaşması ve iki tarafın birbirini doğrulayabilmesi.

Bir pazar yeri değil. Doğru talebi doğru tarafla buluşturan güven altyapısı.

KAYNAC'ı keşfet

02

Hasta Klinik

Allclinica

Sağlık turizminde seçenek çok, bilgi de çok. Eksik olan, hastanın bu bilgi içinde kime ve neye güvenebileceğini anlayabilmesi.

Hastayla kliniğin arasına bir aracı daha değil, daha fazla güven koymak için.

03

Restoran Kurye

Arligo

Restoran teslimat için kurye işe almak ve yönetmek zorunda kalıyor. Kurye ise çoğu modelde kazancının bir bölümünü komisyon olarak ödüyor. Arligo iki tarafı doğrudan buluşturuyor.

Restoran istihdam yükünden kurtuluyor. Kurye kazancından komisyon ödemiyor.

Deneyim

Bu problemleri uzaktan görmedim.

Yıllarımı uluslararası ticaretin, tedarik zincirlerinin, üretimin, yatırım projelerinin ve farklı sektörlerde kurulan işlerin içinde geçirdim.

Masanın yalnızca bir tarafında da oturmadım. Alıcıyı da gördüm, satıcıyı da. Yatırımcıyı da, girişimciyi de. Sistemi kuranı da, o sistemin içinde iş yapmaya çalışanı da.

Bugün kurduğum girişimlerin arkasındaki fikirlerin çoğu bir sunumdan ya da trend raporundan çıkmadı. Gerçek hayatta tekrar tekrar karşıma çıkan, çözülmediğini gördüğüm problemlerden çıktı.

Ben önce problemi yaşadım. Sonra çözümünü kurmaya başladım.

Rakamlarla

  • 20+ Yıl iş geliştirme ve girişimcilik deneyimi
  • 3 Aktif girişim, farklı sektörlerde geliştirilen iş modelleri

Teoriden değil, sahadan.

Nasıl düşünüyorum

Her problem şirket kurmaya değmez.

Her iyi fikir de iyi bir iş değildir. Bir girişime başlamadan önce kendime birkaç basit soru soruyorum.

  1. Problem gerçekten var mı?
  2. Yeterince insan bu problemi yaşıyor mu?
  3. Bugünkü çözüm neden yeterince iyi değil?
  4. Daha iyi bir sistem kurulabilir mi?
  5. Kuracağımız şey gerçekten değer üretecek mi, yoksa yalnızca araya yeni bir katman mı ekleyecek?

Yazılar

Üzerine düşündüğüm şeyler

  • Bir fikir ne zaman şirkete dönüşmeye değer?
  • Yazılımcıya gitmeden önce kendine sorman gereken sorular
  • AI küçük ekiplerin oyununu nasıl değiştiriyor?
  • B2B'de sorun gerçekten alıcı bulmak mı?
  • Bir pazar yeri kurmakla bir problemi çözmek neden aynı şey değil?

İletişim

Belki konuşmaya değer bir şey vardır.

  • Çözülmesi gerektiğine inandığınız gerçek bir problem olabilir.
  • Birlikte geliştirebileceğimiz bir iş olabilir.
  • Ya da KAYNAC, Allclinica veya Arligo'dan biriyle yollarımız kesişebilir.

Ben fikirlere yalnızca «iyi fikir mi?» diye bakmıyorum. «Gerçek bir problemi çözüyor mu?» diye bakıyorum. Cevabınız evetse, konuşabiliriz.

Konuşalım